| Özürlülük Nedenleri,Önlemler Ve Görevlerimiz |
|
|
|
| Engelli Eğitimi - Engelli Eğitimi | |
|
Özürlülük Nedenleri,Önlemler Ve Görevlerimiz
Sevgili öğrenciler, İnsanlar sosyal varlıklar olarak bir toplum içinde yaşarlar. Şüphesiz ki toplum içinde yaşamanın insana yüklediği birtakım görev ve sorumluluklar vardır. İnsanlar bu görev ve sorumluluklarını yerine getirmekle daha mutlu ve sağlıklı bir toplumsal yaşamın sağlanmasına katkıda bulunurlar. Bugün duyarlı gözlerle çevremize baktığımızda kimi insanlarımızın yürüyemediğini,kiminin göremediğini, kiminin işitemediğini, kiminin değişik düzeylerde zihinsel farklılık gösterdiğini ve kiminin de bu özürlerin birkaçını birden taşıdığını görürüz. İşte insanın bazı yetenek ve beceriler açısından kendisinden beklenileni yapamaması özür veya engel durumunu oluşturmaktadır. Özürlü insanların bu kısıtlılıklarından dolayı hem kendileri hem de aileleri çeşitli sıkıntı ve zorluklar yaşarlar. Şunu unutmamalıyız ki hiç kimse kendi isteği ile özürlü duruma düşmemektedir. Bunun da bir talihsizlikten kaynaklanmadığı, çoğunlukla çeşitli koruyucu önlemlerin zamanında alınmamasından, bilgi yetersizliğinden veya çeşitli hatalardan kaynaklandığı bir gerçektir. Günümüzde özürlülük nedenlerinin bir çoğu bilinmektedir. İşte yarının genç anne- baba adayları olarak sizlerin bu konuda daha bilgili ve duyarlı olmanızı sağlamak ve sizlere yardımcı olmak amacı ile Özürlülük nedenleri, koruyucu önlemler ve bu önlemlerin ne zaman ve kimlerin hedef seçilerek alınması gerektiği konusunda yardımcı olabileceğini düşündüğümüz bu broşürü hazırladık. Unutmayınız ki her alanda olduğu gibi özürlülerin rehabilitasyonu alanında da koruyucu önlem almak, tedavi etmekten daha etkili ve aynı zamanında daha kolay olmaktadır. En büyük özrün toplumsal aymazlık olduğunun bilinmesi ve duyarlı nesiller görmek dileği ile hepinize hayatta başarılar dileriz.
I-ÖZÜRÜN TANIMI VE NEDENLERİ
Sağlıklı insan baz alındığında özür, genel anlamıyla psikolojik, fizyolojik ve anatomik yapı ve fonksiyonlardaki normal dışı durum yada gelişimdir. Eğer özür insanın toplumsal gereklerini yerine getirmesini engelliyor ve sosyal uyumunu bozuyorsa buna da sakatlık denmektedir. İnsanlar çeşitli nedenlerden dolayı özürlü veya engelli duruma gelmektedir. Bunları başlıca şu gruplar altında toplayabiliriz: a)Doğum öncesi nedenler. b) Doğum anı nedenler c) Doğum sonrası nedenler.
A-DOĞUM ÖNCESİ NEDENLER1- KALITIM: Anne-baba yada önceki kuşaklarda görülen; işitme, görme,zihinsel ve diğer alanlı özürler bebekte de görülebilmektedir. 2- AKRABA EVLİLİĞİ: Bazı yakın akrabalar arasındaki evlenmeler o güne kadar duyulmayan bazı hastalıkları ortaya çıkarabilmektedir. Çünkü akraba olan kız ve erkeklerin cinsel hücrelerinde hem normallik hem de örtülü hastalık özelliklerini barındırmaktadır .Hastalık durumu bulunan akrabaların evlenmeleri halinde doğacak 4 çocuktan biri sağlam, biri hasta , diğer ikisi de taşıyıcı olmaktadır. Hastalıklı özellik güçlenerek ortaya çıkacağından yakın akrabalar arasındaki evlilikler çok riskli olmaktadır. Ancak evlenecek gençlerin ana-baba soyunda anormallik yoksa bu tür akraba evliliklerinden sağlam çocuklar doğabilmektedir. 3- ANNENİN İLK 3 AYDA GEÇİRECEĞİ ATEŞLİ VE BULAŞICI HASTALIKLAR: Çeşitli bulaşıcı ve ateşli hastalıklar beyin ve merkezi sinir sistemine zarar verecek derecede olmakta, bunun sonucunda da zeka geriliği ve çeşitli bozukluklar olmaktadır. A) RUBELLA (KIZAMIKÇIK ): Gebelikte geçirilen Rubella; doğum ağırlığı eksikliği,mikrosefali, sarılık, doğuştan kalp rahatsızlığı,katarakt işitme kaybı , çeşitli ortepedik özürler gibi fiziksel belirtilere ve bazı nörotik, otistik davranış bozukluklarına yol açabilir. Hastalığın annenin ilk 3 ayında ortaya çıkması halinde zararları daha fazla olmaktadır. ÖNLEM: Gebelikten önce aşılanma , gebelikte gama globulin enjeksiyonu, laboratuar teşhisine göre gebeliğin İlk 3 ayında gebeliğe son verme . B-ÇİÇEK VE SUÇİÇEĞİ : İlk dönemlerde olması halinde zeka özürlülüğüne neden olabilir. C- FRENGİ (SYPHİLİS) :Yakın geçmişe kadar fetüsün (bebeğin ) anne karnında ölmesine veya zeka geriliğine neden olmaktaydı Hastalığın hafif seyrettiği durumlarda doğumdan sonra birkaç hafta veya 2 yıl geçene dek hastalığın semptomları görülmeyebilir. Gebeliğin ilk 18. Haftası içinde anneye yeterli sağaltım yapıldığı takdirde fetüse bulaşması önlenebilir. D-HERPES SİMPLEKS VİRÜSÜ(HSV) :Anneden plesanta yolu ile bebeğe geçer. Fetüste central sinir sistemi, göz deri enfeksiyonu görülebilir ve çoğunlukla bebek kaybedilebilir. E-FELÇ : Annenin hamileliğinde geçireceği felç çeşitli beden ve ortopedik özürler yanında zeka geriliğine de neden olabilmektedir. F-TÜBERKÜLOZ :Tüberkülozlu annenin gebe kalması durumunda fetüsde etkilenebilir ve çeşitli gerilikler oluşabilir. Mikrop hangi bölgeye yerleşirse o bölgede hasar olur. G- MENENJİT VE ANSEFALİT : Bakterilerin ,virüslerin veya tüberküloz mikrobunun yol açtığı enfeksiyonlar sonunda beynin iltihaplanmasına ANSAFALİT, beyin zarının iltihaplanmasına da MENENJİT denir. Bunlar hidrosefali ve işitme kayıplarına ve çeşitli özürlere neden olabilmektedir. Sağaltım sonucu iyileşen vakalarda da bazı hasar izleri kalabilmektedir. H- ŞİDDETLİ NEZLE VE YÜKSEK ATEŞLİ GRİBAL HASTALIKLAR: Gebeliğin ilk haftalarında annenin yakalandığı yüksek ateşli gribal hastalıklar fetüsün gelişimini bozabilir. Aynı hastalıklar yüksek ateş nedeniyle doğumdan sonra da beyinde kalıcı hasarlar oluşturabilir. I-YÜKSEK TANSİYON. J- TOKSOPLAZMA: Parazitlerin neden olduğu bir hastalık olup plasenta yoluyla bebeğe bulaşır. Sinir sistemi hücrelerinde hasarlara neden olmakta ve zeka geriliğine yol açmaktadır. K-KIZAMIK: Gebeliğin ilk aylarında döllenmiş yumurtayı etkilemekte ve zeka geriliği yapmaktadır. L- GEBELİK ÖNCESİNDE ANNENİN RUH SAĞLIĞININ BOZULMASI : Gebelikte annenin korku, üzüntü, sıkıntı,kaygılılık, sinirlilik,bunalım ve gerginlik içinde bulunması , yalnız anneyi değil, bebeği de olumsuz yönde etkilemektedir. M-ANNE YAŞI: Özellikle 35 yaşından sonra doğum yapan annelerde kanama,düşük , mongol çocuk doğumu gibi riskler bulunmaktadır. 4-KAN UYUŞMAZLIĞI : Anne kanının Rh negatif, babanın Rh pozitif olması , çocuğun da kanının Rh pozitif olması halinde ortaya çıkar. Anne kanı ile beslenen bebeğin kanı bu durumda anne kanıyla uyuşmazlığa girer. Anne kanında oluşan savunma amaçlı antibadiler çocuğun kırmızı kan hücrelerini tahrip eder. Sonuçta gelişim bozukluğu oluşur. 5-GEBELİKTE ANORMAL RAHİM KANAMALARI. 6-ÇOĞUL GEBELİK.(BİRDEN FAZLA ÇOCUĞA HAMİLE OLMAK ) 7-YETERSİZ VE DENGESİZ BESLENME. 8-VİTAMİN EKSİKLİKLERİ. 9-YANLIŞ VE RASTGELE İLAÇ KULLANMA:Son derece gerekli olmadıkça anne adayı ilaç almaktan sakınmalıdır. Çünkü annenin alacağı uygunsuz bir ilaç kan yoluyla bebeğin vücuduna ulaşmakta ve orada beyin sağlığını bozabilmektedir. Bu yüzden anne adayları ancak çok zorunlu hallerde ve doktor kontrolünde ilaç almalıdırlar. 10-ZARARLI VE KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR: SİGARA, ALKOL, UYUŞTURUCU KULLANMA VE AĞIR İŞLER YAPMAK GİBİ. 11-GEBELİK KANSIZLIĞI:erken doğuma ve gelişim geriliklerine neden olmaktadır. 12-.OKSİJEN AZLIĞI (ANOXİA) :Anne karnında fetüsün yeterli oksijen alamaması. 13-KEMOTERAPİ VE RADYOAKTİF IŞINLAR(RÖNTGEN FİLMİ ÇEKTİRME) 14-GEBELİK SÜRESİNİN NORMALDEN AZ VEYA FAZLA OLMASI. 15-ANNENİN DÜŞMESİ,ÇARPMASI VB KAZALARA MARUZ KALMASI. 16-KROMOZOM ANORMALLİKLERİ: Sağlıklı insanların üreme hücrelerinde 23 çift kromozom vardır. Bunlar insanın çeşitli özelliklerini belirleyen genleri taşımaktadır. İşte bu kromozomların yapılarında çeşitli bozukluklar görülebilmektedir. Bunların en yaygını DOWN sendromudur. Ağır gerilik yapan bu hastalığı gösterenlerin hücrelerinde 46 yerine 47 kromozom bulunmakta ve gözlerinin çekikliği nedeniyle mongol ırkına benzediklerinden mongol zeka gerileri de denmektedir. Bunlar Üniversite hastanelerinde teşhis edilip gerekli önlemler hakkında bilgiler verilmektedir. 17- MİKROSEFALİ : Baş bedene oranla küçük olup koni biçimindedir. Zeka düzeyleri genellikle ağır ve çok ağır durumdadır. Mizaçları (huy) neşelidir.
B-DOĞUM ANI NEDENLERİ
Doğumun olacağı andan itibaren başlayıp doğum sonrası bebek 10 günlük oluncaya kadar geçen süreyi kapsar. Bu süre içindeki özür-risk faktörleri şunlardır: A)PLASENTA VE GÖBEK BAĞI İLE İLGİLİ ANORMALLİKLER: Doğum sırasında plasenta yada kordon dolanması sonucu oksijen azalması,boğulma ve kan dolaşımının yavaşlaması B) ANORMAL DOĞUM SANCILARI. C)DOĞUMUN ZOR OLMASI SONUCU BEBEĞİN BEYNİNİN ZEDELENMESİ. D)ALETLE VEYA MÜDAHALE İLE YAPILAN DOĞUMLAR E) ÇOĞUL DOĞUM (İKİZ,ÜÇÜZ VB ) F) DOĞUM ANINDAKİ CİDDİ BULAŞICI HASTALIKLAR: Doğum yapılan ortamın temiz olmaması ve doğumda kullanılan malzemelerin temiz olmaması. G) GEÇ DOĞUMLAR: Bebeğin normal gebelik süresinden 7 gün sonra doğmasıdır. Çeşitli nedenlerle geç olan bazı doğumlarda bebek anne ile bağını kopardıktan sonra normal zamanda doğmamakta ve oksijen boğulmasına uğramaktadır. Oksijen yetersizliğinin derecesine göre de beyinde hasarlar oluşmaktadır. H) PREMATÜRE DOĞUM. (ÇOK ERKEN DOĞUM ) : Bebeğin 37. Haftadan önce doğması halidir. Erken doğumlarda bebeğin solunum organları tam gelişmediğinden beyine fazla oksijen gitmekte , orada bazı yanmalara sebep olmakta ve sonuçta da beyin gelişimi bundan olumsuz etkilenmektedir. I) DOĞUM SIRASINDA YAPILAN YANLIŞ MÜDAHALELER. İ) AŞIRI KANAMALAR. J)DÜŞÜK AĞIRLIKLI DOĞUM: 2200 gramdan düşük ağırlıkta doğan çocuklarda çeşitli gelişim gerilikleri ve zeka geriliği olabilmektedir. K) SARILIK: Doğumdan hemen sonra görülen şiddetli sarılık zeka geriliğine paralel olarak çeşitli fiziksel gelişim bozukluklarına neden olabilmektedir. (Bu durumlarda çocuğun kanı değiştirilerek tedavi edilmektedir.
a C-DOĞUM SONRASI NEDENLERb BEYİN VE BEYİN ZARI İLTİHAPLANMALARI.(ANSEFALİT VE MENENJİT) c ÇOCUK FELCİ: Zeka geriliği yanında çeşitli bedensel özürlere de neden olmaktadır. d ÇEŞİTLİ KAZA VE TRAVMALAR.(ÖZELLİKLE ÇOCUĞUN YÜKSEKTEN DÜŞMESİ ) e YÜKSEK ATEŞ,HAVALE, ŞİDDETLİ GRİBAL ENFEKSİYONLAR, ZATÜRRE VB. f ENFEKSİYONLAR: Yara ve çeşitli nedenlerle bulaşıcı hastalıklar vb. g SOLUNUM YOLLARINDA VE ORGANLARINDA MEYDANA GELEN VE BEYNİ ETKİLEYEN İLTİHAPLANMALAR. h ZEHİRLENMELER. i PSİKO-SOSYAL VE ÇEVRESEL YOKSUNLUKLAR: Yoksulluk,eğitimsizlik, olumsuz ev koşulları, olumsuz anne-çocuk ilişkileri ve beslenme yetersizlikleri özellikle hafif zeka geriliklerine neden olabilmektedir. j HİPOTİROİDİ : Tiroit bezinin yetersiz çalışmasına bağlı olarak zeka geriliği oluşabilmektedir. Ancak erken teşhis halinde tedavisi de yapılabilmektedir. k FENİL KETÖNÜRİ( PROTEİN METABOLİZMASI BOZUKLUĞU ): Erken teşhis halinde tedavi edilebilmektedir. Geç kalınırsa kalıcı zihinsel gerilik oluşmaktadır. l HİDROSEFALLİK (BÜYÜK KAFA): Beyinde su toplanması sonucu başın büyümesine neden olan bir durumdur. Erken teşhis halinde ameliyatla tedavisi yapılabilmektedir. Aksi takdirde beyni tahrip edip zeka geriliğine yol açmaktadır. m BEYİN URLARI-TÜMÖRLERİ: Beyin dokusunun bozulmasına, sonuçta çeşitli özürlere neden olmaktadır. n KIZAMIK : Doğum öncesinde olduğu gibi çocuğun sağlığını olumsuz etkileyerek çeşitli özürlere neden olabilmektedir. o RUHSAL BOZUKLUKLAR : Çocukluk dönemindeki ağır ruhsal bozukluklar da zeka geriliğine neden olabilmektedir. NOT : Ancak yukarıda açıklanan ve özürlülüğe yol açan bütün bu nedenlerin her zaman çocuklarda özürlülük yaratacağı da kesin değildir. Bu nedenler özürlülüğe yol açan yüksek düzeyde risk faktörleri olarak düşünülmelidirler.
II-ÖNLEMLER
Çağımızda, özellikle son yıllarda sakatlıkların oluşumu ve nedenleri hakkındaki bilgilerin artması sonucu yeni yöntemlerle bu alanda koruyucu önlemlerin alınması erken tanı ve tedavi yönünde oldukça mesafe alınmasına yol açmıştır. Koruyucu önlemlerin etkili olabilmesi ancak toplumun bu alandaki olanaklar hakkında bilgi sahibi olmasına, olanaklardan yararlanmasına ve her şeyden önce bu konuda motive edilmesine bağlıdır. Sakatlıklardan korunmak için birçok değişik önlem ve yöntem söz konusudur. Genetik danışmanlık,aile planlaması,aşı hizmetleri,düzenli gebelik muayeneleri,doğum öncesi teşhis,doğum anındaki yardımlar,süt çocukluğundaki erken tanı ve kazalardan korunmadır. Bunların yanında anne adayının şu hususlara da dikkat etmesi gerekir. · İlaç,sigara,alkol vb maddeleri almamak. · Beslenmesine dikkat etmek ve dengeli beslenmek. · Röntgen ışınlarından uzak durmak. · Kirli çevre gibi ortamlardan uzak durmak. · Hareketlerine dikkat edip ağır ve ani hareket yapmamak. · Sık ve ileri yaşta doğum yapmaktan kaçınmak.
Kaynaklar : 1)Zeka özürlü çocukların Yetiştirilmesi.(M. Veysi OYMAK) 2) Özel Eğitime Giriş ( Prof Dr.Y. ÖZSOY, Prof Dr. M.ÖZYÜREK Prof Dr. S. ERİPEK ) 3) 1.Özel Eğitim Konseyi Kitabı (1991) 4) Geri zekalı Çocuklar ve Eğitimleri. Prof. Dr. Doğan ÇAĞLAR. 5) Geç ve Güç Gelişen Çocuklar Prof. Dr. Rıdvan CEBİROĞLU.
|













