MOTİVASYON
Sevgili
Öğrenciler;
Öğrencilerin, öğrenme ve başarılı olma konusunda en çok yakındıkları sorunun
çalışmaya başlama ve sürdürme güçlüğü olduğunu ortadadır.
Aşağıdaki
ders çalışamama ile ilgili söylemleri dile getirilmiştir.
v
Çalışmam gerektiğini biliyorum ama çalışamıyorum.
v
Kitabımı açıyorum ve kitabıma bakarak öylece oturuyorum.
v
Bilmiyorum neden, bir türlü dersin başına oturamıyorum vb.
Bu
durumun öğrencide güdülenme eksikliğini gösterdiğini belirtmiştik. Güdülenme
çalışılacak konuya, yapılacak etkinliğe ilişkin ilgi,istek duymak ve çaba
harcamaya hazır olmak demek olduğunu belirtmiştik.
Şimdide çalışmaya başlamanın öğrenciler için zor gelmesinin nedenlerini
birlikte değerlendirelim.
v
Çalışmayı sevmemek.
v
O
dersi veya konuyu sevmemek.
v
Başka bir şeyler yapmak istemek.
v
Başarısız olmaktan korkmak.
v
Dersin öğretmenini sevmemek vb.
Eğer
eğitsel ve mesleki bir hedefiniz veya güçlü bir ilginiz varsa, çalışmak çok
daha kolay olur. Kolay kelimesini az enerji ve az efor harcamak anlamında
kullanıyoruz. Belli bir zaman süreci içinde çalışmak alışkanlık haline
getirilirse, çalışamaya oturmak ve devam etmek kolaylaşır. Çalışamaya motive
olmuş insanları çalışmaya iten bir enerjinin varlığıdır. Çok az insanda
böyle kendiliğinden enerji sağlama yeteneği vardır. Çalışmaya motive olmak,
ya güçlü bir ilgi ile gerçekleşir yada belli bir çalışma disiplini ürünüdür.
Genellikle bilinçli olarak irademizi kullanıp kendimizi disipline etmeye
çalışırsak, daha öncede belirttiğimiz gibi, bu durum giderek alışkanlık
haline gelir, davranışlara ve kişilik yapısına mal edilir.
“Çalışmam gerektiğini biliyorum ama bir türlü çalışamıyorum” diyen
öğrencilerin çoğunluğu, gerçekte anne-babaları istedikleri için, arkadaşları
veya herkes gittiği için bir kolej, alan/bölüme veya üniversite programına
gitmek isteyenlerdir. Bu öğrencilerin ders dışında okumaya istekli ve ilgili
olmadıkları, okumaktan hoşlanmadıkları, boş zamanlarında okuma dışında
etkinliklerle ilgilendikleri görülür. Bir başka ifadeyle “bir sınavda
veya okulda başarılı olmak” ve bunun için “çalışmak”, bu
öğrencilerin kendi amaçları değildir. Bu açıdan bakınca, öğrencilerin
zorlanmaları pek de şaşırtıcı görülmemektedir. Yapılan araştırmalar,
öğrencilerin;
“öğretmeni
benimseme ve eğitimi kabullenmelerinin”
istenilen düzeyde olmadığını gösteriyor. Kuşkusuz bu durumun öğrencilerde
güdülenme düzeyini azaltacağı söylenebilir.
Çalışmaya başlamak ve sürdürmekte zorlanan öğrencilere söyleyebileceğimiz
son söz şu
dur:
Yaşam
bir büyük yarıştır. Kazananlar kaybedenler her zaman olacaktır. Siz hangi
tarafta olmak istersiniz? Bu yarışta kazanmak için çaba harcamak ve ter
dökmek gereklidir. Terlemeden ve zorlanmadan başarıya ulaşmak mümkün
değildir. Bunu göze alarak yaşamdaki hedeflerinizi belirleyiniz. İyi bir
okul, iyi bir meslek, iyi bir kariyer istiyorsanız kendinizi değiştirip
geliştirmeniz gerekir. Hazır mısınız? Hazırsanız “DEĞİŞİM İÇİN BEŞ
ADIMLIK” uzun bir yolunuz var!
1.Adım:
Öğrenme ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi gözden geçirmelisiniz.
2.Adım:
Çalışma alışkanlıklarınızı gözden geçiriniz.
3.Adım:
Etkin çalışma yöntemlerini öğreniniz.
4.Adım:
Uygulamada kararlılık ve süreklilik gösteriniz.
5.Adım:
Sonuçları değerlendiriniz.
Yukarıdaki
beş adımla ilgili daha geniş bilgi almak istiyorsanız, rehberlik servisiyle
işbirliği yapınız.
Sevgili
Öğrenciler;
“ÇARESİZ
DEĞİLSİNİZ, ÇARE
SİZ
SİNİZ”.
Başarılı
olmanız dileğiyle....
|